Otizm Dünyası

Otizm Dünyası

CEM KINACI-HBOT

 Hiperbarik Oksijen Tedavisi ve Faydaları

Hava ve Uzay Hekimliği Uzmanı Dr. Mustafa Alan,“performansı artırdığı için doğal ve yasal doping de sayılan tedavi, gençleşmek isteyen kadınların gözdesi” dedi.

Özel basınç odalarında uygulanan “yüzde 100 oksijen”, diyabete bağlı ayak yaralarından otizme, karbonmonoksit zehirlenmesinden beyin ödemine ve kemik iltihaplarına kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanılıyor.

Özel Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi sorumlusu Hava ve Uzay Hekimliği Uzmanı Dr. Mustafa Alan, “Hiperbarik Oksijen Tedavisi” hakkında bilgi verdi. Alan, söz konusu tedavide, çelikten yapılan 11 kişilik kabin şeklindeki basınç odasında havayı, suyun 16-17 metre altındaki basınca eşitleyerek hastalara “yüzde 100 oksijen” verildiğini söyledi.

Bu yöntemle kandaki oksijen miktarını artırdıklarını belirten Alan, böylece hastaların plazmasında maksimum düzeyde oksijen çözündüğünü ve dokulara giden oksijen miktarının arttığını anlattı. Oksijen ihtiyacının arttığı veya vücudun oksijeni aldığı halde kullanamadığı durumlarda bu yöntemin uygulandığını kaydeden Alan, bu tedavide hastaların, normalde içinde bulunulan atmosferik basıncın 2-2.5 katı basınç altında oksijen soluduklarını bildirdi.


OTİZM TEDAVİSİNDE OKSİJEN DÖNEMİ
Tedavinin kullanıldığı hastalıklar listesinde olmamasına rağmen otizm hastalığında da hiperbarik oksijen kullanıldığını bildiren Dr. Mustafa Alan,”Otizmin asıl sebebi artık, anne karnındayken annenin kanından bir takım zehirlenmelere, kimyasallara maruz kalınması olarak kabul ediliyor” dedi.

Eski yıllarda diş tedavisinde uygulanan ve içinde cıva bulunan amalgam dolgunun hamilelikte kullanılması, içinde ağır metaller barındıran deniz ürünlerinin hamilelikte çok tüketilmesi gibi durumlarda da bebeğin olumsuz etkilenebileceğini vurgulayan Alan, “Otizmin, bunlardan kaynaklanan beyin dokusunun zehirlenmesi olduğu düşünülüyor. Hiperbarik oksijen tedavisinin yaptığı etki, beyin dokusundaki zehri uzaklaştırmak. Bu tedavide otistik çocukların tamamen normale dönmesi beklenmiyor ama iyileşme sağlıyor” diye konuştu.

İngiltere ve ABD’de yalnızca otistik çocuklara hizmet veren merkezler bulunduğunu dile getiren Alan, talep olması halinde otistik çocuklara da hizmet verebileceklerini kaydetti. Alan, otistik çocukların, oksijenin verildiği basınç odasında rahat durmaları, kontrol altında oksijeni almaları ve cihazı çıkarmalarını önlemek için özel bir başlık kullanıldığını anlattı.

Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT) Nedir?

Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT) bir basınç odasında tümüyle basınç altına alınan hastaya aralıklı olarak % 100 oksijen solutmak suretiyle uygulanan medikal bir tedavi yöntemidir. HBOT 6000 den fazla çalışma ile desteklenmiş modern ve bilimsel bir tedavi yöntemidir.

Basınç odası nedir HBOT nasıl uygulanır?
Basınç odası çelikten yapılmış, içerisine hava verilerek basınçlanabilen, içeride bulunan kişilere % 100 oksijen soluma olanağı sağlayan kabinlerdir. HBOT uygulamalarında hastaların büyük çoğunluğu normalde içinde bulunduğumuz atmosferik basıncın 2-2,5 katı basınç altında oksijen solurlar. Basınç odasının yanlarında lumboz olarak adlandırılan dışarıdan içerinin, içeriden dışarının gözlenmesine yarayan pencerelermevcuttur. Basınç odası içinde hastaların rahat bir biçimde oturmaları için koltuklar bulunmaktadır. Sedye üstündeki hastalar yatar vaziyette de tedaviye alınabilirler. HBOT uzman doktor ve tıbbi personel gözetiminde yapılır

Tedavi esnasında hastalar neler hisseder?
Tedavinin “dalış” olarak adlandırılan ilk dakikalarında hastalar içerideki basınç artışını, tıpkı bir uçak yolculuğundaki iniş sırasında ya da yüksek dağlardan aşağıya inerken hissettikleri gibi, kulaklarında hisseder. Hastalara artan basınç esnasında kulaklarındaki basıncı nasıl eşitleyecekleri anlatılır. Bu genellile basitçe yutkunarak, ya da burnu kapatıp hava üfleyerek gerçekleştirilir. Bu işlem sadece dalış esnasında, tedavi basıncına gelene kadar yapılır. HBOT her yaştaki hastaya uygulanabilir. Hastalar basınç odasına kendilerine verilen özel pamuklu kıyafetlerle girerler..


Tedavi ne kadar sürer?
Bir HBOT seansı, olguya göre değişmekle birlikte, genellikle 1,5-2 saat sürer. Hastaların büyük bir bölümü günde bir seans tedavi görürler. Ancak bazı acil durumlarda günlük seans sayısı dörde kadar çıkabilmektedir. Toplam seans sayısı hastalığa gore değişmektedir.

Tedavinin yan etkisi var mıdır?

En sık görülen yan etki basınç değişikliğinin kulak ve sinüslerde yaptığı etkidir. Bu durum tehlikeli olmayıp, basınç eşitleme yöntemlerinin öğrenilmesiyle önlenebilir. Diğer yan etkiler oldukça nadir görülmekte olup, oksijen toksisitesi, klostrofobi (kapalı yerde kalma korkusu) ve geçici miyopi olarak sıralanabilir.

HBOT etki mekanizması ve endikasyonları nelerdir?
Hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT) basınç odası içine alınan hastaya %100 oksijen solutulması esasına dayanan bir tedavidir. Yüksek basınçta solunarak dokulara taşınan oksijen doku hipoksisinin yol açtığı akut veya kronik bir çok patolojide tedavi edici özellik taşır. Tedavi sırasında çözünen oksijenin doku oksijenisazyonunu arttırması sayesinde çok yönlü etkiler sağlanır. Bunlar;
Antihipoksik etki: HBOT uygulaması sırasında başta kan olmak üzere, vücut sıvı ve dokularında yüksek oranda oksijenin çözünmesine bağlıdır. Dokuda oksijen eksikliğine yol açan akut travmatik iskemiler, doku hipoksisi ile seyreden infeksiyonlar, yara iyileşmesinin geciktiği durumlar, periferik damar hastalıkları, ani işitme kaybı, retinal arter oklüzyonunda HBOT doku hipoksisini önleyerek sağaltıcı etkiler sağlar.
Antiödem etki: Oksijenin vazokonstriktif etkisiyle total perfüzyon azalır. Ayrıca, hipoksi nedeniyle artan kapiller geçirgenlik HBOT sayesinde düzenlenir, ekstravasküler kompartmana sıvı geçişi önlenir, böylece ödem geriler. Crush yaralanması, kompartman sendromu, reperfüzyon hasarı, beyin ödemi, yanık gibi patolojilerde antiödem etki büyük önem kazanır.
Antitoksik etki: HBOT Clostridium cinsi bakterilerin ekzotoksin üretimini inhibe ederek gazlı gangrende yaşam kurtarıcı etki gösterir. Ayrıca başta karbonmonoksit zehirlenmesi olmak üzere siyanid, hidrojen sülfid ve karbontetraklörür zehirlen-melerinde (CO) veya yardımcı ana tedavi ajanı olarak kullanılır.
Antibakteriyel etki: HBOT mutlak ve fakültatif anaeroblar ile mikroaerofilik aeroblar üzerine bakterisid, diğer bazı mikroorganizmalara ise bakteriostatik etkilere sahiptir. HBOT ile sağlanan yüksek düzeydeki oksijen bakterisid etkinin en önemli nedenidir. HBOT dolaylı yoldan da antibakteriyel etki sağlar; Nötrofillerin oksidatif yol ile aerob bakterileri öldürme kapasitesini arttırır, monosit ve makrofajların fonksiyonları doku oksijeninin normalleşmesiyle optimal düzeye ulaşır. Ayrıca bazı antibiyotiklerle, örneğin aminoglikozidler fluorokinolonlar, vankomisin ve teikoplanin ile sinerjistik etki gösterir.
HBOT’nun antibakteriyel etkilerinden infekte kronik yaralarda, gazlı gangren, Fournier gangreni ve nekrotizan fassit gibi nekrotizan yumuşak doku infeksiyonlarında, kronik osteomiyelitte, anaerobik mantar infeksiyonlarında yararlanılır.
Yara iyileşmesi üzerine etkisi: HBOT’nun sellüler hipoksi nedeniyle bozulmuş olan yara iyileşmesi üzerine etkisi fibroblastik aktivite, kollagen üretimi ve neovaskülarizasyonun artışı, epitelizasyonun desteklenmesi, osteoblastik ve osteoklastik aktivitenin optimizasyonu ile osteogenezin artışı şeklinde özetlelenebilir. Kronik yaralarda doku hipoksisi, ödem ve infeksiyon ana patolojilerdir. HBOT’nun yara iyileşmesi üzerine etkilerinden diyabetik ayak, arteriyel veya venöz damar hastalıklarına bağlı ülserasyonlar, osteoradyonekroz, enterit, miyelit, hemorajik sistit gibi radyasyon hasarları, adriyamisin başta olmak üzere ekstravazasyonlar, kronik osteomiyelit, kaynamayan fraktürler ve aseptik nekrozlarda faydalanılır.
HBO iskemiyi giderir, iyileşmeyi hızlandırır, tedavi maliyetini düşürür!
HBOT dekompresyon hastağı ve gaz embolisinde ana tedavidir. Tedavi sırasındaki basınç artışı ile hastalığa neden olan gaz kabarcıklarının küçülmesi ve klinik düzelme sağlanır.

Dr. Cem Kınacı, Koruyucu Maddeler Sağlık Düşmanı

Alman Hastanesi'nde görev yapan Kınacı'nın sistemi, otizmin bilimsel ve etkili tedavi yöntemlerini içeren DAN Protokolü (Otizmi Şimdi Yen!) ile birlikte 'Ata Kınacı Protokolü' adı altında kendi oğluna uyguladığı yöntemleri de içeriyor.

Market raflarından rahatlıkla alıp tükettiğimiz birçok hazır yiyeceğin içeriğinde, raf ömrünü uzatmak için konulmuş koruyucu katkı maddeleri bulunuyor. Gıda ürününün içinde bozulmaya sebep olacak mantar ve küfleri öldüren bu maddeler, vücuda girince aynı tahribata devam ediyor.

Gıdaların parçalanıp kan yoluyla organlara dağıtıldığı bağırsaklarda bulunan iyi mantar ve bakterileri de yok eden katkı maddeleri, bağırsağın süzme kabiliyetini azaltıyor. Bu yüzden dışarı atılması gerekirken kana karışan toksik (zehirli) maddeler ve kurşun, civa, alüminyum, uranyum, arsenik gibi ağır metaller vücuda yayılıyor.

Nükleer tıp uzmanı Dr. Cem Kınacı, birçok hastalığa bu ağır metallerin sebep olduğunu söylüyor. Çünkü metaller başta beyin, karaciğer, böbrek, kemik iliği olmak üzere yağ oranı yüksek dokulara yerleşiyor. Yerleştiği dokuyu hasara uğratan ağır metallerin vücuttan atılması, uzun bir tedavi sürecini gerektiriyor. Ayrıca, tahribat sonucu bağırsakta iyi mantar ve bakteriler azaldığı için gıdalardan vücuda girmesi gereken, zehirli maddelerden temizleyici vitamin ve mineraller yeterince geçemiyor.

Vücuttan atılamayan zehirli maddeler karaciğerde hasar oluşturursa siroz, kemik iliğinde birikirse lösemi, beyinde yerleşince bulunduğu bölgeye göre otizm, epilepsi, alzheimer, demans, migren adı verilen hastalıklara sebep oluyor. Bunların hastalık değil sonuç olduğunu belirten Dr. Kınacı, asıl sorunun bağırsak geçirgenliğinin bozulması olduğunu söylüyor. Bu durumun tedavisi için öncelikle doğru beslenmeye başlamak gerektiğini vurgulayan Dr. Kınacı şöyle konuşuyor:

"Türklerin yüzde 45'inde GSH1 geni hiç bulunmaz. Bu gen glutatyon denilen vücudun en güçlü antioksidanını n kontrolünü sağlar. Tek başına bu gen kontrol etmiyor; ama bunun eksik olması vücudu temizleyen antioksidanları n yeterince üretilememesine sebep oluyor. O yüzden Türkler kefir, yoğurt, turşu, boza, şalgam gibi antioksidanları dışarıdan sürekli almaya çalışmış. Son zamanlarda hastalıkların artmasının sebebi, zaten böyle bir genetik altyapısı olan bir milletin çok fazla toksik madde ile bir araya getirilmesi neticesinde bir patlama yaşanmasıdır. Bir an önce doğal ürünlere geri dönmemiz, raf ömrü uzatılmış her türlü üründen uzak durmamız lazım. Burada hanımlara çok iş düşüyor. Hazır almak yerine yiyeceklerini kendileri yapmalı, koruyucu katkı maddesi içeren ürünlerden ailelerini uzak tutmalılar."

Hastalıkların tek bir sebebe bağlı olmadığını, genetik yatkınlık ile birlikte çevreden damla damla gelen olumsuz etkilerin vücut dengesini bozduğunu ifade eden Dr. Cem Kınacı, son yıllarda damlaların çoğaldığına dikkat çekiyor.

Ağır metal tedavisi yapacak uzman yok

Vücudu ağır metallerden temizlemek için bazı ilaçlar kullanılıyor; ancak Dr. Cem Kınacı, yeni nesil doktorların 'chelation' denilen bu tedavi şeklini bilmediklerini, bu alanda yetişmiş insan olmadığını iddia ediyor. Dr. Kınacı, "Ani zehirlenmelere müdahale ediliyor; ama yavaş yavaş madde birikerek oluşan zehirlenmelerde tedavi değil, tanı bile konamıyor. Çünkü böyle bir eğitim yok. Fizyopatoloji diye bir ders vardı, eğitimden kaldırıldı. Bu tıp eğitiminin dibine konulmuş bir dinamittir." diyor.

Ağır metaller vücuda nasıl giriyor?

Ağır metaller pek çok kaynaktan alınıyor ve sanayileştikçe bu kaynakların sayısı hızla artıyor. Motorlu araçların yaydığı egzoz gazları ve kurşun borularla evimize ulaştırılan sular, en başta sayabileceğimiz ve en sık karşılaştığımız örnekler.

Talyum: Kalp kaslarını tahrip ediyor. Cips ürünlerinde çok fazla bulunuyor.

Uranyum: Sarı rengin hâkim olduğu, sarı boya içeren maddelerin eşyaların fazla olduğu evlerde ve bazı balıklarda var.

Alimünyum, antimon: Çocukların pek çoğunun ağzına aldığı silgide vardır.

Arsenik, kurşun: Tahta boyalı oyuncaklarda var. Laminant parkeler preslenirken içine arsenik içeren yapıştırıcı koyuluyor. Gün boyu arsenik buharlaşıyor ve ortamda solunarak vücuda giriyor.

Cıva kaynakları: Egzoz gazları, böcek ilaçları, amalgam (siyah renkli) diş dolguları, içme suları, keçe, kulak ve burun damlaları, bazı aşılar, kontakt lens solüsyonları, çamaşır yumuşatıcıları, deniz ürünleri, talk pudra, bazı kozmetikler, ahşap koruyucuları, yer cilaları ve parlatıcıları, bazı sıkılaştırıcı kremler.

Otistik çocuk babası
Nükleer tıp uzmanı dr. Cem KINACI
Hiperbarik Oksijen Tedavisi ile bizleri tanıştırdı.

cemkinaci@yahoo.com

Cem bey alman hastanesinde çalışıyor.
ALMAN HASTANESİ adres:
sıraselviler cad. no:119/Taksim/İSTANBUL

Cem bey aynı zamanda otizmoted derneğinin de üyesi.
http://www.otizmoted.com
0212 660 35 15

Cem KINACI'nın kişisel web sitesi
http://www.cemkinaci.com/

Cem kınacı otizme bambaşka bir pencereden bakmamızı sağlamıştır
Cem kınacının hip. ok. tedavisini(dan protokolü) tüm boyutlarıyla anlattığı slaytı indirmek için tıklayınız

NOT: HBOT'UN BİLİMSEL OLARAK OTİZMDE ETKİLİ BİR YÖNTEM OLDUĞU HENÜZ KANITLANMAMIŞTIR. BU SİTEYE SADECE MERAK EDENLER İÇİN OKUMALARI AMACIYLA KOYULMUŞTUR.


Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezleri


ÖRNEK VİDEO:




Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: aydın, 16.01.2014 12:46:52:
benim 11 yaşında otistik çocuğum var. Daha önce Dr.kınacı ya gittik ne dediyse yaptık hiperbarik oksijen dahil ama velakin hepsi boş ve bize ikinci bahar diye söyledi. Arkadaşlar benim kader doslarım bunlar sadece bizim cebimize bakıyorlar başka bir şey yok ilerleme hiç yok bunlara inanıp para harcamayın. İLK Tanştığınızda sizi hemen tedavi olumlu sonuç verecek diye şaşalı konuşmalar daha sonra hiç bir ilerleme olmadığı zaman siz homurdanmaya başlıyınca tavır ve hareketlerin ne kadar deyiştiğini umarım sizin başınıza gelmez!!!

Yorumu gönderen: süleyman onur( dogukan-34581hotmail.com ), 21.10.2013 11:58:20:
ben yaptırdım inanın bana kesinlikle hiç bir faydasını görmedim.kocaman bir yalan .paranız çok sa siz bilirsiniz.....

Yorumu gönderen: saglıkçı( sevenoil_10hotmail.com ), 06.10.2013 15:16:31:
selamlar arkadaşlar oksijen tedavisinden fayda gören varsa ALLAH rızası için yazsın bana

Yorumu gönderen: cicek( avoqadrogmail.com ), 23.06.2013 10:34:36:
benim oglum autisim hastasi alti aydi tedavi goturuyorum.bir netice gormuyorum hekimi deyishmek istiyorum ne kadar dogru?

Yorumu gönderen: dilem aydın( dilemaydýnhotmail.com ), 10.01.2013 18:46:23:
ben önceleleri aşıların içinde bir takım zeka düşürücü maddeler ketıldığını duymuştum bu sebeble çocuğumun aşılarını hep endişeyle yaptırdım 12 aylıkken konuşmaya başladı osıra grip oldu 1 yaş aşısını 14 aylık yaptırdım eve geldim konuşamadığını fark ettim zamanla konuşacağını düşündüm ama 39 aylık hala konuşamıyor doktorlar otizm teşhisi koyduklarında yıkıldım hayır benim çocuğum akıl hastası değil, dedim otizm nedir bilmıyordum . şimdi arabalarını bana getirip parmağıyla gösteriyor ben araba diyorum osadece uuu diyebiliyor aşıların ithal edildiği ülkeye ve internete bir bakın ,ayrıca her ilacın yan etkilerinden bahsedilirken aşıların yan etkisi gizlenmesi garip değilmi aşıların otizme yol açtığı kesin.fakat aşılar her çocukta farklımı etki ediyo yada aşıların içeriği hepsi aynı değilmi araştırılması gerek,cem beye gelince çocuğunda uyguladığı yöntemleri insanlara tavsiye etmesi ancak bu büyük acıyı bilmesinden olsagerek

Yorumu gönderen: fatma( fatmaporanhotmail.com ), 07.12.2012 15:37:34:
otizmin kesin bir tedavisi henüz yok,fakat erken yaslarda tanısı konularakhiperbarik oksijen tedavisi,eğitim ve vucuttaki ağır metallerin atılımı için tedaviye baslanırsa çocuktaki belirğin değişiklikleri farkediceksiniz.en önemliside diyettr.bakkalda satılan gıdalardan çocuğunuzu uzak tutun en baş dusmanıda beyaz sekerdr.cem kınacı ile ilğili yaplan olumsuz yorumlara kesnlkle katılmıyorum.çünkü yiğenimde onun hastası.bir sene içinde yiğğenmde belirğin değişiklikler oldu.doktor beyin aldığı tek ucret muayene ucretıdr.istediği tahlılleride istediğiniz hastanede yaptrabilirsiniz.aileye otizm ve otistk çoçuğa yaklasımla ilgili verdiği bilğiler ise paha biçilmez.bende bir sağlık personeli olarak ulkemizde, boyle bir doktorun olmasndan dolayı çok mutluyum.

Yorumu gönderen: Ardiana( Infofiziomed.com ), 28.08.2012 14:48:52:
Lutfen, bana bir cevap yazin, bu tedavi kercekten ise yariyor mu? A sadece bir aldatma mi! Ogluma bu tedaviyi baslatmak isiyorum .

Yorumu gönderen: gulten öz( gulten1955mynet.com ), 20.08.2012 13:58:17:
Hacamat ve sülük tedavisi bi de otizm refleksolojisi tam tedavi sağlıyor

Yorumu gönderen: abdullah( smileme01mynet.com ), 30.07.2012 18:33:51:
sevgili otistik birey aileleri,benim ikiz otistik oglum var.öncelikle inandıgım birşey var.çocuklarımıza otistik tanısı hangi şartlarda kimler tarafından konuyor,hiç bunu merak ettinizmi?lütfen yaşadıgınız süreci(hastane,tanı,ram,araştırmalarınız,yapabilecekleriniz,uzmanlar kim,hangi tedavi yöntemleri?vs.vs.)sonuç:0=çaresizlik degilmi?ben uzman degilim,ama şunu soracagım uzmanlara,doktorlara,psikiyatristlere otizm ne hastalıgıdır?beyinseldir degil mi?peki tanı koymak için hangi yöntemleri kullanıyorsunuz.EEG mi,MRI mı,CAT mi,fMRI mı,PET mi,SPECT mi,ne?eminim ismini bile yeni duyduklarınız vardır.şuan ülkemizde kullanılan en geçerli metot EEG dir.dogru mu?peki nedir,EEG?beyindeki elektriksel etkinligi ölçen yüzeysel bir sistemdir,dogru mu?peki beynin neresindeki elektrigi ölçüyorsunuz,genelindeki mi?peki beyin genel midir,yani elektriksel işleyiş heryerinde aynı mıdır?degildir.peki işleyişini anlamadıgınız,bilemediginiz beyin hakkında nasıl karar verebiliyorsunuz,biliyoruz demeyin,yalan söylüyorsunuz,yalan.zira elinizde daha beynin derin yapısıyla ilgili,işleyişini görebilecek sisteminiz yok.buna göre de kullandırdıgınız ilaçlar bile yanlış.arkadaşlar,şu kitabı bulun,okuyun"beyninizi degiştirin,hayatınız degişsin"yazarı dr.daniel g.amen.bu dr.şu anda dünyada beyinle ilgili en fazla,en gelişmiş teknikleri uygulayabilen nadide dr.lardan biridir.okumanızı şiddetle tavsiye ederim,fayda göreceksiniz.tşkr.

Yorumu gönderen: nilufer( nilufer38hotmail.nl ), 08.05.2012 23:41:59:
Ben çok merak ediyorum Allah aşkına bu hiperbarikoksijen denen şeyin faydasını gören bir çocuk varsa bana yazsın yalvarıyorum

Yorumu gönderen: Leatrix( infonycorecenter.com ), 14.02.2012 21:44:49:
I can arlaedy tell that's gonna be super helpful.

Yorumu gönderen: Ayşe, 27.12.2011 13:26:29:
Ümıtlerı şo

Yorumu gönderen: şükrü şanlı( suksan58hotmail.com ), 24.04.2011 20:30:44:
benim çocugum cp li bu tedavi yöntemi benim çocugum için nasıl olur lütfen duyanlar degil bilenlerden cevap bekliyorum

Yorumu gönderen: mekanbilmez( mekan_bilmezgmail.com ), 20.01.2011 00:59:00:
Aşı ile otizm arasında bilimsel olarak hiçbir veri olmamasına ragmen maalesef bir takım iddia sahipleri barsaktan ve ince bagırasktan gecirgenlik degişiminden yaralanarak beyne ulasan protein komplekslerinin otizme yol açtığını bilimsel olarak kanıtlayamadıkları halde kara propaganda ve reklam amaçlı yaygara kopartarak agır metallaerin ve bazı besinlerin neden oldugunu ileri sürdüler.bu konularda doğru dürüst bilimsel olarak araştırma yapmadan biomedikal tedaviler yani hiberbarik,vucuda yararlı ilaçlar ve vitaminler ve birtakım kokteyl malzelerle maalesef biz otistik çoçugu olan aileleri kandırıyorlar ve yetkililerde bunlara göz yumuyor..

Yorumu gönderen: süleyman onur( dogukan-34581hotmail.com ), 15.01.2011 23:37:26:
iyi günler degerli otistik çoçuklar ailleleri lütfen bunlara inanmayın otizmin maalesef tıbbı olarak ne dünyada nede ülkemizde çaresi henüz bulunmamıştır.bu yerlere boşuna paranızı kaptırmayınız ben hepsini denedim deneyen çok kişi tanıyorum şuan için sadece yoğun egitim verilmesi en dogrusu başka bir şey yapmayın cem kınacı çoçugunu iyileştirmesi tamamen palavra sizin benim çoçuygum ne durumdaysa o nun çoçuguda o durumda ama adam uyanık durumdan vazife çıkarmış sadece...İNANMAYIN........

Yorumu gönderen: serkan şimşek ( dtserkan_68hotmail.com ), 20.11.2010 20:23:43:
saygı değer hocam BEN AKSARAY İLİNDEN im . 12 yaşında oğlumun dikkat eksikliği nedeni ile concerta isimli ilaç tavsiye edildi fakat sizin tedavi ettiğiniz bir hasta velisi tarafından bu ilacın kesinlikle kullanılmaması gerektiği söylenildi sizden ricam nasıl ne yapmam gerektiği hakkında bir öneride bulunursanız sevinirim en kısa zaman da sizinle irtibata geçip hastamızı sizinle buluşturmaya gayret edeceğim saygılarımla

Yorumu gönderen: feza( fezazekihotmail.com ), 21.09.2010 09:57:47:
cem kınacıdan fayda görmeyen alternatif tedavi yöntemlerinden fayda görmeyen onlarca aile tanıyorum emeğinize yazık eğitiminizi bunlar için bölmeyein paranızı çar çur etmeyin diyorum

Yorumu gönderen: hasan hüseyin bülbül( bulbulsdu.edu.tr ), 27.07.2010 18:03:42:
bu faydalı bilgileri herkes kulanabilmeli.bu nedenle alıntı veya mesaj gönderme mümkün olmalı.

Yorumu gönderen: mehmet gürcan( hayalim033hotmail.com ), 12.03.2010 22:29:25:
ingilizce bilmiyorum anlamdım ootiztik çocuk babasıyım allah kimsenin başına vermesin diyorum



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız:

Toplam 402373 ziyaretçi (953265 klik) burdaydı!
ARTIK BU ADRESTEYİM ;